MyAwqat
EnglishEnglish
Arabicالعربية
Malayalamമലയാളം
Urduاردو
Hindiहिन्दी
Bengaliবাংলা
Tamilதமிழ்
Teluguతెలుగు
Chinese中文
Japanese日本語
Korean한국어
RussianРусский
FrenchFrançais
TurkishTürkçe
MalayBahasa Melayu
IndonesianIndonesia
SomaliSoomaali
GermanDeutsch
SpanishEspañol
PortuguesePortuguês
SwahiliKiswahili
Thaiไทย
Persianفارسی
Hebrewעברית
Kurdishکوردی
HausaHausa
Amharicአማርኛ
Gujaratiગુજરાતી
Kannadaಕನ್ನಡ
Pashtoپښتو
ItalianItaliano
88

Sure Al-Ghashiyah

الغاشية

The Overwhelming

26 ayet · Mekki · Nüzul sırası 68

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
88:1

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَـٰشِيَةِ

Hal ataka hadeethu alghashiyat

Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?

Tefsir El-Muyassar: هل أتاك -أيها الرسول- خبر القيامة التي تغشى الناس بأهوالها؟
88:2

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَـٰشِعَةٌ

Wujoohun yawma-ithin khashiAAa

O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.

Tefsir El-Muyassar: وجوه الكفار يومئذ ذليلة بالعذاب، مجهدة بالعمل متعبة، تصيبها نار شديدة التوهج، تُسقى من عين بلغت منتهى الحرارة، ليس لأصحاب النار طعام إلا من نبت ذي شوك لاصق بالأرض، وهو مِن شر الطعام وأخبثه، لا يُسْمن بدن صاحبه من الهُزال، ولا يسدُّ جوعه ورمقه.
88:3

عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ

AAamilatun nasiba

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

Tefsir El-Muyassar: وجوه الكفار يومئذ ذليلة بالعذاب، مجهدة بالعمل متعبة، تصيبها نار شديدة التوهج، تُسقى من عين شديدة الحرارة. ليس لأصحاب النار طعام إلا من نبت ذي شوك لاصق بالأرض، وهو مِن شر الطعام وأخبثه، لا يُسْمن بدن صاحبه من الهُزال، ولا يسدُّ جوعه ورمقه.
88:4

تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً

Tasla naran hamiya

Yakıcı ateşe yaslanırlar.

Tefsir El-Muyassar: وجوه المؤمنين يوم القيامة ذات نعمة؛ لسعيها في الدنيا بالطاعات راضية في الآخرة، في جنة رفيعة المكان والمكانة، لا تسمع فيها كلمة لغو واحدة، فيها عين تتدفق مياهها، فيها سرر عالية، وأكواب معدة للشاربين، ووسائد مصفوفة، الواحدة جنب الأخرى، وبُسُط كثيرة مفروشة.
88:5

تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ

Tusqa min AAaynin aniya

Kızgın bir kaynaktan içirilirler.

Tefsir El-Muyassar: وجوه المؤمنين يوم القيامة ذات نعمة؛ لسعيها في الدنيا بالطاعات راضية في الآخرة، في جنة رفيعة المكان والمكانة، لا تسمع فيها كلمة لغو واحدة، فيها عين تتدفق مياهها، فيها سرر عالية وأكواب معدة للشاربين، ووسائد مصفوفة، الواحدة جنب الأخرى، وبُسُط كثيرة مفروشة.
88:6

لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ

Laysa lahum taAAamun illamin dareeAA

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

Tefsir El-Muyassar: أفلا ينظر الكافرون المكذِّبون إلى الإبل: كيف خُلِقَت هذا الخلق العجيب؟ وإلى السماء كيف رُفِعَت هذا الرَّفع البديع؟ وإلى الجبال كيف نُصبت، فحصل بها الثبات للأرض والاستقرار؟ وإلى الأرض كيف بُسِطت ومُهِّدت؟
88:7

لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ

La yusminu wala yughnee minjooAA

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

Tefsir El-Muyassar: فعِظْ -أيها الرسول- المعرضين بما أُرْسِلْتَ به إليهم، ولا تحزن على إعراضهم، إنما أنت واعظ لهم، ليس عليك إكراههم على الإيمان.
88:8

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ

Wujoohun yawma-ithin naAAima

İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.

Tefsir El-Muyassar: لكن الذي أعرض عن التذكير والموعظة وأصرَّ على كفره، فيعذبه الله العذاب الشديد في النار.
88:9

لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ

LisaAAyiha radiya

Yaptıklarından hoşnuddurlar.

Tefsir El-Muyassar: إنَّ إلينا مرجعهم بعد الموت، ثم إن علينا جزاءهم على ما عملوا.
88:10

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

Fee jannatin AAaliya

Yüksek bir cennettedirler.

88:11

لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَـٰغِيَةً

La tasmaAAu feeha laghiya

Orada boş söz işitmezler.

88:12

فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ

Feeha AAaynun jariya

Orada akan kaynak vardır.

88:13

فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ

Feeha sururun marfooAAa

Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.

88:14

وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ

Waakwabun mawdooAAa

Yerleştirilmiş kaseler,

88:15

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ

Wanamariqu masfoofa

Sıra sıra yastıklar,

88:16

وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ

Wazarabiyyu mabthootha

Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.

88:17

أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

Afala yanthuroona ilaal-ibili kayfa khuliqat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

88:18

وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ

Wa-ila assama-i kayfarufiAAat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

88:19

وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ

Wa-ila aljibali kayfa nusibat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

88:20

وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ

Wa-ila al-ardi kayfa sutihat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

88:21

فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ

Fathakkir innama anta muthakkir

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

88:22

لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ

Lasta AAalayhim bimusaytir

Sen, onlara zor kullanacak değilsin.

88:23

إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

Illa man tawalla wakafar

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

88:24

فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ

FayuAAaththibuhu Allahu alAAathabaal-akbar

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

88:25

إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ

Inna ilayna iyabahum

Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.

88:26

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم

Thumma inna AAalayna hisabahum

Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.